Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 11. Bölüm

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 11. Bölüm
ALINTIDIR

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 11. Bölüm! ( 30 Y., Konya / Türkiye)

Odaya döndüğüm zaman karım mışıl mışıl uyuyordu. Onun bu derin ve tatlı uykusu sayesinde ben de istediğimi yapabiliyordum. Sabah erkenden uyandık ikimiz de. Beraber kahvaltıya indik. Karım, kızları aramak istedi, ama ben, “Bırak uyusunlar!” dedim. Remziye ve kızı da ortalıkta yoktu henüz. Kahvaltının ardından havuzun kenarında şezlonglara uzandık. Ancak bir süre sonra midem bulanmaya başladı, galiba kahvaltıda yediğim omlet mideme dokunmuştu. Odaya geri döndük. Karım da telaşlanmış, başımda bekleyip duruyordu. Kızları aradı, onlar da bizim odaya geldiler. Biraz kusunca kendime geldim. Karıma ve kızlara, “Siz gidin aşağı, merak edecek bir şeyim yok. Ben düzelince gelirim yanınıza!” dedim. Karım kalmakta ısrar etse de ben gitmesinde daha çok direttim.

Onlar aşağı indiği vakit ben de uykuya daldım. Aradan ne kadar zaman geçtiğini bilmiyorum, kapı çalındı. Galiba oda temizliği için gelmişlerdi. Yarı uykulu, yarı uyanık kalkıp kapıyı açınca karşımda Remziye’yi gördüm. Bana, “Hayatım, rahatsızlanmışsın. Bir geçmiş olsun demeye geldim!” dedi. Kendisine teşekkür ettim. Ben kapının önünde öylece dururken, Remziye, “Ee, böyle kuru kuruya mı teşekkür ediyorsun? İnsan içeriye davet etmez mi misafirini?” deyince, bende şimşek çaktı. Onu kolundan tutup içeri çektim, etrafta tek tük insanlar vardı. Kapının koluna ‘Rahatsız etmeyiniz!’ işaretini koydum.

Remziye üzerinde yine o beyaz kısa pantolonunu giymiş, üzerine de sarı bir ip askılı bluz giymişti. Bluzun altında sutyen veya bikini olmadığından memeleri olduğu gibi meydandaydı. Dün gece yarı karanlık bir yerde sikişmiştik. O nedenle kendisine dikkat edememiştim. Remziye yaşını belli eden bir kadındı, ancak yüzündeki kırışıklar onu daha çekici yapıyordu. Hemen kendisine sarıldım ve dudaklarına yumuldum. Elimi de götüne atmış, avuçluyordum. Remziye ateşli bir kadındı, dilimi, dudaklarımı emiyordu. Bluzunu yukarı sıyırdım, memeleri olanca haşmetiyle açığa çıkmıştı. Hemen uçlarını emmeye, ısırmaya başladım. Ayakta boşalacaktım neredeyse. Kolundan tuttuğum gibi yatağa fırlattım. Remziye, “Ay, çok mu azdın, sert erkek?” diye bana takılırken, üzerimdekileri hemen çıkardım. Remziye yarağıma bakıyordu, “Hımm, dün gece görememiştim bu aslan parçasını!” diyerek gülüyordu. Yatağın kenarına oturunca yanına yanaştım, yarağımı iki eliyle kavrayarak ağzına aldı. Remziye, deneyimli olduğunu hemen belli ediyordu, müthiş şekilde yarağımı yalıyordu. Yarağımı boğazına kadar sokup çıkartıyor, taşaklarımı avuçluyor, her seferinde beni zevke boğuyordu.

“Tamam, bu kadarı yeterli!” dediğim zaman ayağa kalktı ve üzerindeki iki parça kıyafeti çıkardı. Altına külot giymemişti. “Külot giymiyor musun?” diye sorunca, “Ay hayatım, bu havada ne gerek var? Çok sıcak, yanıyorum zaten!” diyerek kahkahalar atıyordu. Onun bu serbest hali hoşuma gitmişti. Ben yatağa sırt üstü uzanınca, o da 69 pozisyonunda üzerime uzandı. Şimdi birbirimize 69 çekmeye başlamıştık. Am dudakları karımınkiler kadar etli ve büyük değildi. Amı pürüzsüzdü, yaladıkça sulanmaya başlamıştı. O sırada Remziye, “Imm, oğhh, ımm!” diye sesler çıkartarak yarağımı yalamaya devam ediyordu. Ben de dilim ve ağzım amındayken orta parmağımı götüne soktum ve içinde gidip gelmeye başladım. Remziye’nin giydiği bikini nedeniyle götü bembeyaz kalmış, ama vücudunun geri kalanı yanmış, bronzlaşmıştı. Bembeyaz göt yanaklarının arasında hafif kıllı ve oldukça geniş göt deliği karşımdaydı. Parmağım içinde rahatça gidip gelirken işaret parmağımı da soktum. Remziye halen kendini kaybetmiş gibi sesler çıkartarak yarağımı yalıyordu. Remziye şimdiye kadar siktiğim en yaşlı kadın olmuştu. Bundan önceki en yaşlı kadın ise baldızım Zarife idi. Daha önce para karşılığı genç kadınlarla beraber oluyorken, şimdi olgun kadınların tadını alıyordum.

Remziye beni boşaltmaya kararlı gibiydi, ona, “Boşalmak üzereyim, beni duyuyor musun?” desem de, onun beni duyacak hali yoktu. Artık zevkin doruklarındaydım. Gözlerimi kapatmış, Remziye’nin beni doyuma ulaştırmasını bekliyordum. Çok beklemem gerekmemişti, büyük bir sarsılmayla boşaldım. O anda Remziye, “Mmmmm!” diyerek yarağımdan akan döllerimi yalamakla meşguldü. Kadın döl yalama manyağı çıkmıştı. Birkaç dakika boyunca bütün döllerimi emdi, yaladı, yuttu.

Üzerimden doğrulup kalktığı zaman ağzının kenarlarından döllerim akıyordu. Banyoya girdi, suyu açıp ağzını yıkadı, çalkaladı, temizledi. Bir iki dakika sonra içeri geldi tekrar. Sehpanın üzerindeki sigaramdan bana ve kendisine birer sigara yaktı. Remziye’nin boşanma hikâyesine inanmamıştım, “Neden boşandın?” diye sordum. Bir süre sessiz kaldıktan sonra, “Kocamla anlaşamıyordum, her konuda, anlarsın işte. Beni aldattığı yalan aslında, öyle bir şeyi hiç yapmadı!” dedi. Bu konuda pek konuşmak istemiyordu, ben de daha fazla zorlamak istemedim.

Sigaralarımız bitmişti, tuvalete giderek çişimi yaptım. Döndüğümde yatakta sırt üstü yatıyordu. Yanına uzandım. Remziye hafifçe doğruldu ve göğsümü, boynumu öpmeye, emmeye başladı. Deneyimini konuşturuyordu yine. Elleri vücudumda, taşaklarımda, yarağımda dolaşıyordu. Boynumu ve memelerimi bebek gibi emiyor, vakum gibi içine çekiyordu. Benim bir şey yapmama gerek yoktu, o kontrolü ele almıştı. Yarağım yeniden kalkmıştı, Remziye bir süre yalayarak daha da kaldırdı. Daha sonra üzerime çıktı ve işer gibi pozisyonda yarağımın üzerine oturdu. Amının içi cayır cayır yanıyordu. Ellerini arkadan kalçalarıma yaslamıştı. Bu pozisyonda yerinde ileri geri sallanarak, hafif hafif yaylanarak hareket etmeye başladı. Derin derin inliyor, “Evet, evet, işte böyle!” diyerek söyleniyordu. Onun hareketleri ile birlikte iri ve sarkmış memeleri de sallanıyordu. Ellerimi ileri doğru uzattım ve meme uçlarını sıkmaya başladım.

Remziye şimdi daha hızlı sallanıyor, daha çok inliyordu. İnlerken de gözlerini kapatmış, dudaklarını yalıyor, emiyordu. Birkaç dakika geçti bu şekilde, inlemeleri çoğalmıştı. Ellerini arkadan çekerek göğsüme koydu, öne doğru eğildi. Şimdi daha güçlü şekilde yarağımın üzerinde hopluyordu. Terli kalçaları, göt yanakları kalçalarıma, kasıklarıma vurdukça şlap şlap şlap sesleri de beraberinde geliyordu. Yatağın ortası bir inip bir kalkıyordu. Ben az önce boşaldığım için tekrar boşalmam zaman almıştı, ama Remziye bir süre sonra kendini külçe gibi üzerime bıraktı.

Kesik kesik, nefesi kesilir gibi soluk alıp veriyordu. Ellerim sırtında dolaşıyordu. Remziye yarı baygın halde üzerimde yatarken, ben alttan yavaş yavaş amına pompalamaya başladım. Remziye, “Oğhh, devam et, sik beni, oğhh!” diyerek beni daha çok azdırıyordu. Onu biraz daha kendime çektim, götünü avuçlayıp havaya kaldırdım. Dizlerimi biraz kendime çektim. Tam istediğim gibi olmuştu. Var gücümle amına pompalamaya, girip çıkmaya başladım. Remziye “İşte böyle sik beni!” deyip duruyordu. Amı geniş olduğundan girip çıkarken zorlanmıyordum. Daha güçlü pompaladıkça Remziye’nin konuşmaları da çoğalıyordu. Ama ben de daha fazla dayanamadım, amına boşalmıştım. Remziye tekrar üzerime yığıldı. Onu tutarak üzerimde doğrulttum. Baygın gibi bakıyordu. “Hadi kalk bakalım üzerimden!” dedim. Yavaş yavaş doğruldu ve kalktı.

Saate baktığım zaman 11.30 idi. Karımın gelmesinden korkuyordum. Remziye yatağın kenarında oturmuş, bana bakıyordu, “Böyle sikilmeye ihtiyacım vardı. Sana teşekkür ederim. Keşke sen de İstanbul’da olsan!” dedi. “Sen Konya’ya gelsen de olur!” dedim. Gülümsedi. Hazırlanmak için ayağa kalkmıştı ki, “Götten istemiyor musun?” dedim. Bana bakarak, “Senin gücün kaldı mı?” diye sorunca, bu sözüne bozuldum, “Görürsün şimdi, kalmış mı kalmamış mı!” dedim. Onu yatağın kenarından tutturarak domalttım.

Arkasına geçtim, göt yanaklarını yoğurmaya başladım. Yarağımı sıvazlıyordum bu arada, ama bir türlü kalkmamıştı. Remziye’ye kendimi rezil etmeye niyetim yoktu. “Aç ağzını, dön bana!” dediğim zaman Remziye dünden razı bir halde bana döndü ve yarağımı yalamaya başladı. Dil darbeleri kısa zamanda yarağımı kaldırmıştı. “Tamam, dön hadi!” dediğim zaman, az önceki gibi ellerini yatağa dayadı tekrar. Götünün deliğini iyice ayırdım ve yavaş yavaş götüne girdim. Dediğim gibi götü oldukça genişti ve içinde kolaylıkla gidip geliyordum. Kalçalarından tuttum ve kendime çektim, hızlı hızlı pompalamaya başladım. Remziye yeniden inlemeye başlamıştı. Daha da hızlandım, aynadan kendime bakıyordum. Remziye’nin koca memeleri sallanıp duruyordu, başını sağa sola atarak inliyordu sürekli. Odanın içini kalçalarına çarpan kasıklarımdan gelen sesler doldurmuştu. İki defa boşalmıştım ve üçüncü kez boşalmam uzun sürecekti.

Bazen götünde bekliyor, daha sonra devam ediyordum. Boşalacağıma yakın götünden tamamen çıkıp tekrar giriyordum. Remziye her çığlıklar atıyordu. O kadar şiddetli pompalıyordum ki, Remziye, “Ay, yavaş, ağhh!” demeye başlamıştı. Yarağım taşaklarıma kadar götüne giriyordu. Bu böyle birkaç dakika sürdü ve sonunda yarağımda kalan son dölleri de götüne boşalttım. Çok büyük zevk almıştım. Nefesim kesilecek gibiydi, kalbim müthiş bir şekilde çarpıyordu. Remziye boğulacakmış gibi nefes alıp veriyordu. Bir süre daha götünde kaldıktan sonra yarağımı çıkardım. Remziye’nin göt deliğinin ağzı kızarmıştı, aynı şekilde benim yarağım da öyleydi.

Remziye doğruldu, “Ohhh, sen neymişsin böyle, mahvettin beni!” diyordu. Daha sonra üzerini giyindi ve “Bizim tatilimiz yarın bitiyor, eve dönüyoruz!” dedi. Buna üzülmüştüm. “Bir daha fırsatımız olur mu bilmiyorum?” dedi. Kısa bir süre dudaklarımız birleşti. Daha sonra odadan çıktı. Yarın gidecek olmalarına üzülmüştüm. Bu kadınla güzel bir sikiş yaşamıştım çünkü. Odayı toparladım, havalandırdım. Ardından banyoya geçtim, duşun altına girdim. Sırtım kapıya dönük olduğu için karımın geldiğini fark etmemiştim. “Nasıl oldun? İyi misin biraz?” deyince, “İyiyim, iyiyim! Dinlenmek iyi geldi!” dedim. Duştan sonra beraber yemeğe indik.

Yemekte Remziye ve kızıyla aynı masaya oturmuştuk. Remziye birşey demeden sessizce yemeğini yiyordu. Karım bana, “Remziye ablalarda yarın gidiyormuş, çok üzüldüm, çok alışmıştık!” deyince, Remziye, “Ee, ne yapalım aşkım, hep burada kalacak değiliz ya!” dedi. Remziye’nin kızı Buse üniversite birinci sınıf öğrencisiydi. Cin gibi zeki bir kızdı. Bir annesine, bir de bana bakıyordu. Bizden şüphelenmiş gibi bir hali vardı.

Yemekten sonra şezlonga uzandım. Karım ile Remziye’nin şezlongları yan yanaydı. Serin bir rüzgar eserken şemsiyenin gölgesi altında uykuya dalmışlardı. Özge, Esra ve Buse otelin spor merkezindelerdi. Bir süre sonra Buse yanıma geldi, “Ay ben sıkıldım, sizin kızlar spor merkezindeler halen… Birlikte havuza girelim mi?” dedi. “Tamam, hadi gel!” dedim. İkimiz birden havuza daldık. Havuzun ortasına gelmiştik. Buse, “Dün gece seni annemle gördüm, kulübeye girdiniz!” dedi. Bunu duyunca neye uğradığımı şaşırdım. “Karın biliyor mu?” diye sordu. Ben cevap vermemiştim. Bir süre bekledikten sonra, “Öğrenmesini ister misin?” deyince, suyun içinde kolunu sıkıca tuttum. “Canım yanıyor, bırak kolumu!” demeye başladı. Etraftakilerin anlamamaları için kolunu bıraktım. Bu kez aklı sıra beni tehdit etmeye başladı, “Eğer dediğimi yapmazsan karına herşeyi söylerim!” dedi. “Ne istiyorsun?” diye sorunca, kulağıma eğilerek, “Benimle beraber olmanı!” dedi. Yüzünde utanmayla karışık bir gülümseme vardı.

“Deli misin sen?” dedim. “Hayır çok ciddiyim! Karar senin. Biz yarın gidiyoruz, eğer karının öğrenmesini istemiyorsan kararını hemen ver!” dedi. Çok şaşırmış, iki arada bir derede kalmıştım. Tanımadığım bir kadınla birlikte olmanın cezasını çekiyordum. “Havuzdan çıkalım!” dedim. Beni takip ederek havuzdan çıktı. Karım ve Remziye serin rüzgarda halen uyuyordu. Buse’ye, “Resepsiyonda beni bekle!” dedim. Karımın yanına geldim, uyandırdım. “Ben odaya çıkıyorum!” dedim. “Ne oldu, hasta mısın yine? Ben de geleyim!” deyince, “Gelmene gerek yok, işle ilgili. İşyerini arayacağım, konuşmam gereken şeyler var!” dedim. “Ha, tamam. Sen git o zaman. Ben buradayım.” dedi.

Buse resepsiyonda beni bekliyordu. Onu alıp asansörle bizim odanın katına çıktım. Etrafta odaların temizliğini yapan kadınlar vardı. Buse’ye, “Az sonra sen gelirsin!” dedim, önden ben odaya girdim. Az sonra kapı çalındı. Buse’yi içeri aldım. Odanın temizliği yapılmıştı. “Evet, ne istiyorsun?” diye sorunca, “Söyledim sana, benimle birlikte olmanı istiyorum!” dedi. “Kaç yaşındasın sen?” dedim. “19, ne olmuş yaşıma?” dedi. “Erkek arkadaşın yok mu senin?” deyince, “Bunları niye soruyorsun? Zamanın azalıyor böyle konuşarak!” dedi. O böyle söyleyince dudaklarına yapıştım…

Güzel ve alımlı bir kızdı. Bikinisinin altından elimi amına kendini geri çekti ve “Ben bakireyim!” dedi. “Anlamadım? Benim başımı belaya mı sokmak istiyorsun sen?” dedim. Çok kızmıştım. “Beni kadın yapmanı istiyorum, bakirelik benim için önemli değil. Lütfen!” demeye başladı. Başıma iş almıştım. Sürekli yalvarır gibi konuşuyordu. Arada karıma söylemekle tehdit de ediyordu. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Kolundan tuttum ve yatağa yatırdım. Bikinisini çıkarttım. Eliyle amını kapatmaya çalışıyordu. Küçük ve dik memelerini emmeye, öpmeye başladım. “Ayy, ımm!” demeye başlamıştı, kendisini kasıyordu. Kadın olmak istiyor, ama korkuyordu. “Korkmana gerek yok!” desem de, o yine kendini geri çekiyordu. Buna aldırış etmeden memelerini emmeye başladım, bir taraftan da amını ovalıyordum. Buse hafif hafif inliyor, saçlarımı okşuyordu. Amı sulanmıştı, amındaki elim vıcık vıcık olmuştu. İlk defa bir bakireyi amından sikecektim. Özge de bakireydi ama onu götünden sikebiliyordum.

Köşede duran bavulumu açtım. İçinde birkaç tane prezervatif vardı, devamlı yanımda bulundurmanın faydasını görüyordum. Prezervatifleri komodinin üzerine koydum. Buse’nin kılsız, bakire amını emmeye başladım. Buse inledikçe ben dilimi amının içlerine sokuyordum. Bir taraftan ellerimle de küçük memelerini avuçlamıştım. Buse, Özge’den bir yaş küçüktü, ama vücudu daha inceydi, memeleri de onunkinden daha küçüktü. Buse saçlarımı okşuyor, inliyordu. Sabah üç kere boşalmama rağmen şimdi bir bakireyle beraber olmanın verdiği hazla yarağım kazık gibi olmuştu. Doğruldum ve üzerimdekileri çıkarttım. Buse yarağımı görünce elini ağzına götürdü, kızarmış ve utanmıştı. Ama bunu kendisi istiyordu.

Yarağımı tutmasını istedim, küçük ve narin parmaklarıyla korka korka yarağımı tuttu. Bir taraftan bana bakıyor, bir taraftan bir eliyle yarağımı okşuyordu. Artık daha fazla bekleyemeyecektim. Onu sırt üstü uzandırdım. Yarağıma prezervatifi taktım. Bacaklarını ayırdım, kendime doğru çektim. Belinin altına bir yastık koyarak götünü havaya kaldırdım. Ben dizlerimin üzerine çökmüş vaziyetteydim. Buse’nin minik, kılsız amına yavaş yavaş girmeye başladım. Buse ilk önce, “Ayy, ığhh!” diyerek kendini geri çekmeye çalıştı, ama ben onu kalçalarından sıkıca tutuyordum. Kendini kasıyordu, içine giremiyordum. “Rahat ol, kendini rahat bırak!” diyordum sürekli.

Derken yarağım yavaş yavaş amına girmeye başlamıştı. Buse gözlerini kapatmış, başını sağa sola sallıyordu. Dudaklarını ısırıyordu bu arada. Yarağım yarısına kadar içine girmişti. Daracık amı yarağımı sıkıyordu, aynı zamanda kendini kastığından yarağım mengene arasında kalmış gibiydi. Yavaş yavaş amında gidip gelmeye başladım. Bu şekilde yarağım daha çok içine girmeye başlamıştı. Sonra bir anda amına abanınca Buse bir çığlık koyverdi. Aynı karıma ve Özge’ye dediğim gibi, yastığı ısırmasını söyledim. Buse yastığı var gücüyle ısırırken ben amına daha hızlı ve daha sert girip çıkmaya başladım.

Bu sırada yarağımdaki krem renkli prezervatifin üzerinin kırmızıya boyandığını gördüm. Buse’nin bakireliği gitmişti. Kalçalarından tutarak kendime çekerek amına daha çok giriyordum. Buse zayıf ve narin bir kız olduğundan yarak darbelerim onu geriye atıyordu. Bir ara başı yatak başına vurmaya başlamıştı. İki elini başının üzerinden geriye atarak yatak başından tutundu. Ben de bu arada bacaklarını omzuma attım ve bu şekilde sikmeye başladım. Buse’nin dar amı yavaş yavaş açılıyor gibiydi. Müthiş bir zevk alıyordum. Hayatımda ilk defa bir bakire amı sikiyordum. Kendimden geçmiş bir haldeydim. Bir ileri bir geri hamle yaptıkça yarağım taşaklarıma kadar Buse’nin amına girip çıkıyordu. Boşalmaya yaklaştıkça amına daha sert şekilde girip çıkıyordum. Buse ağzında yastıkla gözlerini bana dikmiş bakıyor, boğuk sesler çıkartarak inliyordu.

Ne kadar zamanın geçtiğini bilmiyorum ama, en sonunda sarsılarak boşaldım. Müthiş bir duyguydu. Bir süre daha amında kaldıktan sonra çıktım. Prezervatifin üzeri kıpkırmızı idi. Buse ağzındaki yastığı çıkarmış, hızlı hızlı nefes alıp veriyordu ve gözleri sürekli prezervatifteydi.

Ona bir şey demeden banyoya girerek prezervatifi çıkarıp tuvalete attım. Duşu açarak altına girdim. Bir süre sonra Buse de yanıma gelmişti, beraber suyun altında yıkandık. İçeri geçip kurulanırken, “Annenle baban neden ayrıldı?” diye sordum. Buse soruma cevabını hemen verdi, “Annem babamı başka bir adamla aldattı. Babam bunu öğrenince hemen boşandı ondan. Annem daha sonra çok pişman oldu, babamın peşinden koştu, ama babam onu hep reddetti!” dedi. Mesele anlaşılmıştı. “O benim annem, ama gerçekte kaşarın önde gidenidir. Abim onunla görüşmüyor mesela. Ben de babamla beraber kalıyorum, ama bu tatil için annem çok yalvardı bana. Babam da gönderdi sonunda.” dedi.

Buse yanağıma bir öpücük kondurdu, “Teşekkür ederim, çok iyisin!” diyerek odadan çıktı. Sabah sabah anasını, öğleden sonra kızını sikmiştim…

Devam edecek…

ALINTIDIR

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


bettting sites bahis güvenilir bahis illegal bahis canlı bahis bahis siteleri porno izle webmaster forum ankara escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort eryaman escort sakarya escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort