Yer Değişimi

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yer Değişimi
Bir Cuma günü öğlen saatinde işten çıkıp evime doğru ilerliyordum. Daha önceki telefon görüşmemizde evimde olan ve mutfak lavabosunun altındaki kafese girip kendisini içeri kilitlemesini emrettiğim Meral’e erotik mağazadan bir hizmetçi kostümü almaya karar vermiştim. 2 saat içinde evde olacağımı söylediğim Meral’i tabi ki de bir kaç saat daha fazla bekletme düşüncesindeydim.
Mağazaya girdim ve ürünlere bakmaya başladım. Aradığım şeyi bulmam o kadar da uzun sürmedi, pembe PVC bir hizmetçi kostümü. Mükemmeldi, düşük yakalı, ince belli, mini etekli ve kısa puf kollu. Bütün aksesuarları ile beraber geliyordu tabi, beyaz bir kep ve giyen kişinin beline sarılmak üzere önlük ve dirsek uzunluğunda uygun eldivenler. Elbisenin fermuarının en üstünde küçük bir asma kilit bile vardı, böylelikle Meral’in üzerine kilitleyebilirdim. Meral ilahi gözükecek, çok seksi ve açık! Askıdan kaldırdım ve ışıkta görmek için kaldırıp tuttum. Mükemmel. İleriye giderken uzun sarı saçları olan harika bir peruk gördüm. Yerinden aldım, bu gece bunun gibi bir şey mi giymeliyim diye düşünürken nasıl göründüğüme bakmak için kafama yerleştirdim.
“Daha az konforlu bir şey mi arıyorsun?”
Sesi duyduğumda kalbim yerinden çıkacaktı.
“Gizem, seni tekrar görmek ne kadar güzel…”
Gizem ile ben eski düşmanlardık. Bir çok kere karşılaştık ve beni kabul etmeyen tek insandı. Aslında, itaatkarmışım gibi davranma konusunda ısrar ediyordu. Sürekli sıkılmama rağmen Gizem bu huyundan vaz geçmiyordu, tekrarlayarak gerçek düşüncelerimle hareket etmemi ve kendisinin önünde diz çökmemi istiyordu. Dominant bir travestiyi kabul edemeyeceğini gösteriyordu, eğer biyolojik olarak erkeksem itaatkar olmalıydım gibi hissediyordu.
“O elbise içinde çok tatlı gözükeceksin Deniz, neden arkaya geçip denemiyorsun?”
Yarım yamalak güldüm.
“Bu elbise Meral için. Onu ben giymiyorum, çünkü ben hizmetçi değilim. Anlamaya çalış.”
“Eveti tabi… Meral. Biliyorsun, var olduğundan bile şüpheliyim. İtiraf etsen daha kolay olmayacak mı tatlım? Biliyorsun, senin yerin benim ayaklarımın önünde dizlerinin üzeri, değil mi?”
Yüzümü ekşittim.
“Eğer itaatkar olsaydım daha iyi bir zevkim olurmuş gibi hissediyorum, Gizem.”
Hata. Şimdi Gizem beni ele geçirdiğini biliyor.
“Miyav canım. Seni de erken gibi alacağım. Çok yakında ahırıma katılmak için dizlerinin üzerinde bana yalvarıyor olacaksın. Şimdiye kadar yanılmadım”.
Kahkaha ile güldüm.
“Evet yanıldın. Bu aptalca şeyi ne zamandır üzerimde deniyorsun?”
“Üzgünüm canım, sadece senin mutlu olmanı istiyorum.”
Bir elini omzuma koydu. İğne batmış gibi sıçradım. Çok geç. Gizem’in yüzündeki zafer sevinceni gördüm.
“Bu ne…?”
Gizem, mavi gömleğimin altına giymiş olduğum korsenin üzerindeki kemeri gerdi. Beni doğru bir ruh haline sokması için ben buraya gelirken her zaman kadın çamaşırları giyerim. Bugün korseyle birlikte Fransız kesimi iç çamaşırları ve jartiyer giyiyordum.
“Ne ne Gizem? Ne olduğumu biliyorsun.”
“Evet canım, sen bunu kabul etmeyecek küçük aptal bir sissysin. Ne kadar hoş bir iç çamaşırı.”
Gizem, gömleğimi sıkıca çekti ve bir kaç düğmesi kopup fırladı. Mağazanın ortasında gömleğim beyaz korsemin kenarlarını açığa çıkaracak kadar aşağıya düştü. Gözlerimin ucuyla koltukta bir Masterin oturduğunu gördüm, eğlendi ve hemen ilgilendi. Bütün iç güdülerime karşı korkumun ilk vuruşunu hisettim.
“Kahretsin Gizem. Duracak mısın?”
Gizem kemerlerin çevresindeki küçük kabartılara fiskeyle vurdu.
“Ne kadar güzel bir korse. Aynen sissylerimi giydirdiğim gibi”.
“Senin lanet sissyin değilim Gizem.”
Aniden yanağımda iğne gibi batan bir acı hissettim. Gizem bana tokat atarken elim otomatik olarak. Gözlerindeki gerçek öfkeyi gördüm.
“Kötü lisana izin vermeyeceğim Deniz. Bunu biliyorsun”.
Kendimi korkudan yere çökmüş hissettim ve Gizem’den uzaklaştım.
“Gizem. Lütfen. Geri dönmem gerek”.
Sinip kendisinden uzaklaştığımda aniden sakinleşti.
“Üzgünüm. Olanlardan sonra, kendini kandırıyorsan neden umursayayım? Haklısın tabi.”
Memnuniyetler etrafından dolanmaya çalıştım ama yolum kapanmıştı.
“Belki seni bu gece Meral ile tanıştırırım.”
Bana bakarak gülümsedi. Söylediklerime inanmadığı çok açıktı.
“Bunu çok isterdim.”
Bu kadın denemeden bile beni yönlendiriyor.
“Gizem gerçekten gitmeliyim buradan. Bu gece için hazırlanmalıyım.”
“Tabi canım. Üzgünüm.”
Etrafından adım atarken arkamdan itildiğimi hissettim. Gece elbiselerinin bulunduğu askıya doğru tökezlenirken eli gömleğimde kaldı. Kıyafetler etrafa saçılırken gömleğimin yırtılarak vücudumdan çıktığını duydum.
Eğlenmiyordum.
“Gizem. Bunu yapmaya devam edemezsin. Beni yalnız bırak.”
Gömleğimin üzerimde kalan kısmını kavradım. Şimdi nasıl eve gidecektim?
Gizem güldü.
“Söz vermemeni sana söylemeyi çalışmıştım.”
Gizem’e baktım. Kalabalığın toplanmaya başladığını fark ettim, kasanın arkasından kızlar bile gelmişti.
“Gizem, kavga aramıyorum…”
“Tabi ki aramıyorsun. Tatlı küçük sissy. Düşünmeyi bırak.”
Zafer sevinci ile göz dağı vererek tepemde dikildi.
“Biliyorsun, eminim herkes güzel iç çamaşırlarını görmek isteyecektir. Neden pantolonunu çıkarmıyorsun?”
“Cehenneme git Gizem… Benden ne istiyorsun?”
10 saniye tam bir sessizlik oldu. Sonra o sesin direkt olarak benimle konuştuğunu duydum.
“O elbiseyi kostümü istiyorum.”
Sürünerek uzaklaşıyordum, buradan çıkma konusunda umutsuzdum.
“Seni yaramaz fahişe. Hiç bir yol yok…”
Ayakkabısının ucu ile karnıma vurduğunda acıdan ikiye katlanmıştım.
Bu korkutucuydu. Önceleri rahatsız edici ve zorlayıcıydı ama asla bana şiddet uygulamamıştı. Arkasına kaçmayı başardım ve karşısına almak için topuklarının üzerinde döndü. Sırtıma rafın vurduğunu ve malzemelerin saçıldığını hissettim. Vibratörlerle dolu kutular ayaklarıma düştü.
“Ah canım. Mistress değilsin değil mi? Ortalarda seni biraz dövdüm diye ağlamayacaksın her halde. Senin gibi tatlı kızlar, hizmetçi kostümü giydiklerinde ve boyunlarına benim tasmamı taktıklarında daha iyi gözükürler.”
İleri uzandı ve koyu kırmızı tırnakları ile gömleğimin üzerimde kalan parçalarını aldığını gördüm. Etrafımdaki kalabalığa baktım ve sissy gelinin acıyarak bana baktığını gördüm. Köşeye sıkıştırılmıştım, korsem gözükür bir şekilde ayakta duruyordum ve tek çıkış yolu Gizemleydi.
Bana yaklaştı.
“Sana ne diyeceğim, gel bunu daha ilginç yapalım. Küçük bir iddiaya ne dersin canım?”
Baktım.
“İkimizden biri bu hizmetçi kostümünü giyerek bitireceğiz. Eğer beni zorlayabilirsen ben giyeceğim ve bu insanların önünde san hizmet edeceğime söz veriyorum. Tabi, eğer ben yapabilirsem aynısını sana, sen bana hizmet edeceksin.”
Bana baktı, kaşları çatıktı. Merakla bekliyordu.
“Sana söyledim, dövüşmeyeceğim”.
Bir saniye için hayal kırıklığına uğramış gözüküyordu. Sonra eli şimşek hızıyla uzandı ve bir kırbaç yakaladı. Arkamı Gizem’e döndüğümde onu indirmesiyle açık olan sırtımda yararcasına bir acı hissettim.
“Bu utanç verici, çünkü ben dövüşeceğim”.
Sinirlenerek bütün gücümü topladım ve üzerine doğru atıldım. Gizem dengesini tökezledi ve raflardaki elbiselerin dağılmasına sebep oldu. Tahta raf ayıracını duydum. Çok fena düştüm, eğer olacaksa en iyi vuruşumu yapmalıydım. Seyredenlerin gözünde gerçek eğlence vardı. Kadın kavgası, ve kaybeden kazanana hizmet etmek zorunda!
Gizem döndü, kolumu yakaladı ve beni ileri ittirmeye çalıştı. Karşıya tutundum ve tırnaklarımı Gizem’in yüzüne indirdim. Kanları görünce zafer kazanmışçasına gülümsedim. Dizi kalktı ve karnıma vurdu. Bütün nefesim gitmişti. Karşısına düştüm, sertçe. Üstünü yakalamayı başardım ve olabildiğince sert asıldım. Maalesef yırtılacak bir düğme yoktu ve yan tarafıma düşerken elim yine kaydı. Hemen uzaklaşmaya çalıştım.
“Bana hizmet ederek sonlandıracaksın Gizem… Hizmetçi Gizem.. bunu sevdin mi? Belki bu akşam seni bara götürürüm. Seni gösteririm.”
Güldü.
“Öyle olmayacak canım. Ben seni alacağım. Sen değil.”
Konuşurken ileri atıldı. Umutsuzca tekmeledim. Gizem yana çekildi ve bacağımı yakalamayı başardı. Yükseğe kaldırdı. Dengemi kaybettim ve yere çakıldım. Diğer ayağımı da yakaladı ve diğerinin altına doğru büktü ve doğrulmaya ve ona vurmaya çalışırken beni sırtıma doğru çevirdi. Sertçe kanıma oturdu. Ayakkabılarımın bağcıklarının çözüldüğünü hissettim. Gizem topçuklarımı yakalayıp sıkana kadar sırtını yumrukladım.
Acı dayanılmazdı. Göremiyordum, duyamıyordum, konuşamıyordum. 20 saniye boyunca hareket edememiş olmalıyım ve sonra ayakkabılarımı çıkardı ve kemerimin tıkasına uzanmaya çalışıyordu. Umutsuzca üzerimden itmeye çalıştım. An itibariyle vücudumun yarısının üzerindeydi. İleri doğru ittim ve altında dönmeyi başardım ama kemer tokası yarı yarıya açılmıştı. Sesi yumuşak ve rahatlatıcıydı.
“Kaderine razı ol Deniz canım. Akışına bırak”.
Kalktım ve tekrar atak yaptım ama Gizem tekrar yana kaçtı. Bileğimi yakaladı ve rafları desteklemek için kullanılan metal borulardan birisine doğru geri itti. Etrafımda döndüğümde Master’ın Gizem’e doğru bir çift kelepçe attığını gördüm. Ustaca bir ucunu bileğime ve diğer ucunu da boruya kilitledi. Sırtım duvara yüzüm de izleyenlere dönük şekilde tek elimden yakalanmıştım. Umutsuzca kelepçeyi zorladım. Kelepçe metalde takırdadı.
Aşağıya doğru baktım, utanmıştım. Bu Gizem için çok kolay olmuştu. Ben güzelce döndürüp tekmeledi.
“Kahretsin, ben dominantım. Bunu bana yapamazsın.”
Bana yanımdan yalaştı. Serbest elimle saçından yakaladım be kafasını geri doğru çekiştirdim. Acıyla homurdandı ve ayağıyla çifte attı. Şimdi Gizem beni geriye doğru sertçe ittirdi, metal sırtıma batıyordu. Dizimi kaldırdım ve kasıklarına vurdum. Sendeledi ama karnıma doğru bir yumruk atmayı başardı. Acı tarif edilemezdi.
“Asla pes etmeyeceğim Gizem. Asla.”
Bakışlarından görebiliyordum, buna inanmadılar. Son bir kaç dakikada kendimin kelepçelenmesine izin verdim ve bulunduğum yere tutsak edildim. Gizem’in yardımı olmadan hiç bir yere gidemezdim.
Gizem’in kırbacı tekrar kaldırışını gördüm ve serbest elime hızlıca indirdi. Bir. İki. Üç kere. Eğildim ve döndüm, vuruşlardan kaçmaya çalışıyordum.
Tekrar, mızrak gibi yan taraftan indirdi. Her nasılsa pantolonlarımı aşağıya indirmeyi başardı ve ayak bileklerime düşene kadar çekti. Beni çekiştiriyordu. Götüm yere çarpana kadar acı içinde kaydım. Pantolonlarımı yakaladı ve çekip aldı. Şimdi tamamen açılmıştım. Korse, iç çamaşırları ve jartiyer çoraplar giyerken boruya kilitlenmiştim. Daha önce deneyimlemediğim bir his ben Gizem’e bakarken yaşıyordum. İzleyenler bunu sevmişti.
“Bunu neden yapıyorsun?”
Sadece gülümsedi.
“Bu senin iyiliğin için canım. Pes et, kaçınılmaz olduğunu bilmelisin.”
Başımı salladım, umutsuzdum. Sadece gülümsedi ve aşağıya bana baktı. Dehşet için bana bakışını takip ediyordum. Şimdi pantolonum da gitmişti, herkes küçücük iç çamaşırlarımın içinde sertleştiğimi görebiliyordu. Gizem başını geri doğru fırlattı ve kahkaha attı.
“Biliyordum”.
Gizem tekrar kırbacını kaldırdı ve tekrar tekrar bana vurdu. Bacaklarıma, kollarıma, sırtıma… Sadece bana vurmaya devam ediyordu.
“Lütfen Gizem. Dur artık. Gitmeme izin ver ve bunları unutalım.”
Gerçek bir şaşkınlıkla bana bakıyordu.
“İlk önce ne yapmalısın biliyor musun.”
Başımı salladım, boyun eğmemeye karar vermiştim ve Gizem tekrar kırbacı kaldırdı. Vuruşları engellemek için serbest olan elimi ileri doğru uzattım. Ben eğilip dönerken olağan gücüyle vurup kahkahalar atıyordu. Vurup acıttığı yerlere vurmaya çalıştığını hissedebiliyordum. Acı, hasta hissetmeme sebep oluyordu, nasıl kaçacağımı düşünemiyordum. Bir adım yana atıp bacaklarımı hedeflediğinde aniden şansımı gördüm. İleri atıldım ve serbest elimle Gizem’i omuzlarından yakaladım. Ensesini yakalayana kadar kolumu yukarı kaydırmayı başarabildim. Sıktıkça boğulduğunu duyabiliyordum, göğsüne nefes alabilmek için savaşıyordu. Elleriyle aşağıya doğru eğildi, pençe atıp beni yakalamaya çalışıyordu. Başını aşağıya doğru zorladım. Kırmızıya döndüğünü görebiliyordum. Aniden bir bacağımı yakaladı ve yukarı doğru çekti. Dengemi kaybettim ve düştüm. Kendimi koruyabilmek için kafasını bıraktım ve bir saniye için kaçmasına izin verdim, ama bu onun serbest kalması için oldukça uzundu. Gitmesine izin verdiğimde tekrar yere yığıldım, bacaklarım apaçık yayılmıştı. Kendimi toplayamadan, çizmesini toplarımda hissettim, sertçe. Etki anındaydı, acı beni sardı ve elimdeki ve bacaklarımdaki bütün gücü kaybettim. Gizem üzerimde dikiliyordu, daha önce gördüğüm her zamandan daha kızgındı.
“Bunun için pişman olacaksın.”
Kırbacı tekrar kaldırdı ve bana vurmaya başladı. Acı dayanılmazdı, ağlıyordum, durması için yalvarıyordum. Aniden durdu. Yorgun bir şekilde kafamı kaldırdım.
“Şimdi küçük bir oyun oynayacağız. Sana 25 kere vuracağım. Yavaş yavaş sayacağım ve bitirdiğimde itaat edip etmeyeceğini soracağım. Sadece iki muhtemel cevap olacak, evet ya da hayır. Eğer hayır dersen devam edeceğim ve 25 vuruş bitene kadar bir şansın daha olmayacak. Homurdanma iyi değil, seni duyamıyorum. Bana istediğin gibi yalvar ama bunu durdurmanın tek yolu istediğim cevabı bana vermen. Anladın mı canım? İyi.”
Sonunda ben bile söylediğimi duymadım. 100 tane kırbaç yedim ve acıdan çıldırıyordum. Gizem bana baktığında yüzünde keskin bir ifade olduğunu hatırlıyordum.
“Sizin kızınızı ödünç alabilir miyim?”
Master ile konuştu. Mağazadaki diğer herkes gibi ilgili izliyorlardı, duruşumu kaybettiğim için büyülenmişlerdi. bir bilgilendirme fısıldadı ve küçük bir el jesti yaptı. Kız hala gelinliği giyerken saten hışırdaması duydum, aceleyle Gizem Hanım’a yürüdü.
“Adın ne tatlım?”
“hmm.. Sissy Rüya Hanım Efendi.”
Rüya açıkça endişeliydi, bir sonra zarar verilen kendi olabilirdi.
“Tamam… Ummm sissy Rüya Hanım Efendi… Deniz’i giydirmek için 10 dakikan var. Onun elbiseyi ve ayakkabıları giymesini, makyaj yapmasını istiyorum. En kısa zamanda yeni hayatına başlamasını istiyorum. Eğer onu kabul edilebilir yaparsan onu serbest bırakacağım ve bana hizmet etmek için yalvaracak.”
Bununla beraber sissy Rüya’ya kelepçenin anahtarını verdi ve uzun adımlar mağazanın önüne doğru gitti. İzleyiciler bana son bir küçümseyici bakış attı ve onu takip ettiler. Gizem uzaklaşırken Rüya’nın efendisinde derin bir ses duydum.
“Görünüşe göre hepimiz için bir iyilik yaptın Gizem. Bu aptal asla bir Dom olmadı. Değersiz. Onu tutacak mısın satacak mısın?”
Rüya benim etrafımda meşguldü, korsemin içine yapay göğüsleri yerleştiriyordu. Başıma gelen olaylar yüzünden bir şey yapmak için çok zayıftım ve sersemlemiştim. Hizmetçi kostümünü giydirebilmek için önce bir ayağımı sonra diğer ayağımı kaldırdı. Önce serbest kolumu elbisenin koluna soktu, kelepçeli elimi bir anlığına çözdü ve hemen diğerine taktı ve şimdi serbest olan elimi de elbisenin koluna geçirdi. Fermuarı yukarı çekip asma kilidi kapatırken daha önce hissetmediğim bir duygu yaşadım. Döndüğümde, bir kolum hala kelepçeliydi, aynada kendimi gördüm. Yenilmiş sissy kısa itaat edercesine seksi bir kıyafet içine hapsedilmişti. Bu gerçekten ben miydim?
Rüya şimdi yüzümle ilgileniyordu, ruj, allık ve maskara sürüyordu. Her zaman yaptığımda daha fazla makyaj vardı ama neden yaptığını biliyordum. Bir parçası gibi görünmeliydim. Şimdi bir fahişeydim, Gizem Hanım’ın fahişesi.
Meral’i hatırladım belli belirsiz, evimde kafesin içinde kilitliydi. Ne yapacağım konusunda fikrim yoktu, ne olduğunu tahmin edecek kadar uzun düşünememiştim.
Rüya peruğumun saçlarını tarıyordu taciz edercesine ve kepini sıkıştırıyordu saçlarıma ve önlüğü belime sarıyordu. Sonra dirsek boyu eldivenler geldi, önce serbest kolum. Sonra kelepçe için aynı hareketi tersten yaparak diğer elime de eldiveni giydirdi.
Son olarak ayağımı kaldırım 10 cm kemerli sandaletleri ayağıma giydirdiğini hissettim. Kemerlerini ayak bileklerime iliklerken fark ettim ki ayakkabılar aynı zamanda çıkarmamı engellemek için kilitlenebilir modeldeydi. Gizem Hanım’ın onayı olmadan bu aşağılayıcı üniformadan kurtulmamın imkanı yoktu.
Seslerin döndüğünü duydum. Gürültülü. Kahkaha atarak. Ne geldiğini görmek için kafamı kaldırdım.
“Dizlerinin üzerine çok ve ona teşekkür et. Gizem bunları sever. “
Rüya’nın sesi kulağıma fısıldadı. Gizem’in ne sevdiğini nereden bildiğini sormak üzereydim ki Gizem Hanım’ın ayağını hissettim, beni ittiriyordu. Bu sefer nazikçe. Kesin zaferin vermiş olduğu bakışlar vardı gözlerinde, sanki seksten bile daha iyi gibi duruyordu onun için. Beni aşağılanmış görmek ve onun önüne getirmek istediği şeydi.
“Çok daha iyi gözüküyorsun tatlım. Ve bu ne kadar güzel bir kıyafet, bunu seçmekle çok iyi etmişsin.”
Durdu, kırbacı efekt olsun diye kalçalarına vuruyordu.
Yukarı gözlerine baktım. Gözlerine bakamayacağımı anladım. Bana olanlardan dolayı çok utanıyordum ve varlığı gözümü korkutmuştu. Başım yere düştü, sesim çıktığı zaman, ince ve cılızdı.
“Gizem”
Bir şey yapacak gibi kırbacı kaldırdı.
“Gizem Hanım. Haklıydınız. Yanıldım. Ben.. size… yalvarıyorum… beni affetmeniz ve size hizmet etmeme izin vermeniz için.”
Sözler ağzımdan çıktığında kendimi rahatlamış olmaktan donuk hissettim. Kaldırılmış bir yük, geni bir gülümseme ve Rüya’dan bile teşvik edici bir gülümseme gördüm.
Gizem Hanım Rüya’yı benim kalkmama yardım etmesi için onurlandırdı. Yaralanmış ve darbe almış bedenimi kaldırırken söyleniyordu.
“Yeni bir kız kardeş ile tanışmak çok heyecan verici. Birlikte çok eğleneceğiz tatlım.”
Rüya daha ileri gitmedi, Efendisi ileri adım attı ve sert bir tokat attı ona. Alay edere öfkeyle pofladı.
“Komik mi? Sissynin işi Efendilerine itaat etmek. Bu zor. Kesinlikle komik değil.”
Gizem bir elinde sıradan bir köpek tasması tutarak ayakta duruyordu. Merhametle iç çeken Rüya’ya gülümsedi.
Bana dönerek ve tasmayı elime vererek “Bunu senin takman daha uygun olacaktır canım.” Dedi.
Hiç düşünmeden tasmayı ellerimde döndürdüm. Köpek kılları vardı ve kokuyordu, yeni bile değildi. Açıkça belli ki üretiliş amacıyla kullanılmıştı bir zamanlar. Biliyorum başta tutması zordu. Ellerimdeki pembe PVC yumuşak ve parlak eldivenlere alışık değildim, parmaklarım ağır ve yapışkan hissediyordu.
Uzandım ve tasmayı boynuma takmadan önce peruğumun uzun sarı saçını arkadan kaldırdım. O artık benimdi, ne olduğum konusunda beni işaretlemişti. Kemeri iliklerken Gizem Hanım gülümsedi.
“Sakın endişelenme Deniz, o ayrıcalığı elde eder etmez sana uygun kilitlenebilir bir tasma takacağız.”
Rüya yanımda duruyordu yine. Gizem’in onunla konuştuğunu duydum.
“Deniz’in eteğini kaldır şimdi ve iç çamaşırlarını külotunu indir.”
Rüya tereddüt etmedi, aynen emredildiği gibi yaptı. Yanaklarım kızarıyordu, bu kadar insanın önünde sissy vajinam açıkta aşağı yukarı sallanırken dikiliyordum.
Donuk bir şekilde, yeni bir müşterinin içeri girdiğini fark ettim, erkek, otuzlu yaşların başında, neredeyse kel, kafası vücudu için çok büyüktü. Ağzı açık, gözleri yuvalarından fırlamış durmuş bizi izliyordu.
Tekrar Gizem Hanım’ın sesini duydum.
“Hanımlara yakışmayan bu talihsiz sertlikten kurtulacaksın. Deniz, zevk almalısın, sonraki orgazmlarını ağır çalışmalarının sonucu hak etmek zorunda kalacaksın.”
Rüya, benim önümde dizlerinin üzerine çökerken sevinçten hafifçe inledi. Sıcaklığını hissettim, nemli ağzı beni sardı. İyi eğitimli olduğu açıkça belliydi, kanım toplarıma akıp vajinamdan sissy sütüm gelmeden ancak 30 saniye önceydi. Rüya bütün ağzını ve her iki elini de bütün sütü dışıma çıkarmak için kullandı. Harikulade hissettirdi, gözlerimi kapadım ve Rüya’yı Meral’i eğitmesi için almalıydım. Sonra ne kadar aptalca olduğunu hatırladım, Meral’in pembe PVC hizmetçi kıyafeti giymiş küçük bir sissy için böyle bir şey yapmasına ihtimal yoktu.
O an Gizem Hanım’ın ellerini açık kalçalarımda hissettim.
“Rüya gibi ağzına penis almak çok uzun sürmeyecek. Bir adamın önünde diz çöküp kafan aşağı yukarı hareket ederken ne kadar şirin gözükeceğini düşün.”
O an vajinamın patladığını ve sissy sütümün dışarı Rüya’nın ağzının içine dolduğunu hissettim. Gözlerimi açtığımda bütün bu insanlar bana bakıp gülerken aşağılanmanın verdiği heyecan dalgası beni sarmıştı. Sanki bir mekanizma bacaklarıma dolanmış ve ayak bileklerim kaldırılmış gibi topuklarımın üzerine düştüm. Ne olduğunu göremedim ama bir şeyin belime kadar yukarı çıktığını hissettim. Sonra Gizem Hanım’ın vücudumun etrafına uzandığını ve yumuşamış vajinamı metal bir tüpün içine yerleştirdiğini hissettim. Kemeri belime sıkıca çekti ve kilidi kapatmak için bastırırken klik sesi duydum. Aşağıya doğru baktım ve bana bir bekaret kemeri taktığını dehşetle gördüm. İnce deri bir kemer belimdeki kemerden tüpe doğru iniyordu ve altından da bacaklarımın arasından kemerin arkasına takılıyordu. Kilit küçük ama çelikti ve çok çok sağlamdı. Ben umutsuzca kemere bakarken Gizem Hanım da bana bakıyordu.
“Sana zevk almanı söylemiştim, Deniz. Bir süre için senin son orgazmın o olacak, artık senin küçük vajinan bana ait. Gelecekte istisnai hizmetlerinin karşılığı olarak sadece küçük süreler için serbest bırakılacak.”
Anahtarı boynundaki ince bir zincire taktı. Kafamda bir sürü soru vardı. Ne demek istedi? Benden ne bekliyordu? Kavgayı kazanmıştı ve yılmıştım, aşağılanmıştım bu arada sanki kendisine itaatsizlik etmeyi düşünüyormuşum gibi davranılmıştı. İtaat etmemin sadece hafta sonlarımı etkileyecek bir şey olmadığı içime doğmaya başlamıştı. Meral’i hafta içi için gönderemeden, Gizem Hanım kendisine 7/24 hizmet etmemi bekliyor. Bana sahip olduğunu unutmama izin vermeyecek, uyanık olduğum her anı onu düşünerek geçirmeye harcayana kadar azar azar hayatım ellerimden alınacak. Bundan başka ne yapabilirdim? Kaçmayı deneyebilirdim, ama böyle giyinmiş bir şekilde nereye gidebilirdim? Seksi, itaatkar bir oyuncak gibi giydirilmeme ben izin verdim. Gizem Hanım’ın oyuncağı. Gizem’in tutmuş anahtarlar olmadan giymiş olduğum üniformamı ve yüksek topuklularımı çıkaramayacağımı farkına varırken vajinamın kabarmaya başladığını hissettim. Kimse beni ciddi anlamda anlamayacaktı, bunları istemediğime kimse inanmayacaktı. Onunla kavga etmemin bir imkanı yoktu artık. Zaten kıçıma tekmeyi atabileceğini ispatladı! Farkındalığım ile yanaklarım kızarmaya başladı. Artık onundum ve bu konuda yapabileceğim hiç bir şey yoktu.
Rüya beni direğe bağlı tutan kelepçeyi çıkardı. Sonra belime bir kemer kilitledi ve tekrar Gizem Hanım’ın sesini duydum.
“Onun ellerini sabitlemek için iki kelepçe var.”
Donuk bir şekilde onları üzerime kilitlemesini hissettim. Kısa bir zincir onları ortasından bağlıyordu ve önümde sarkan ağır metal bir demire takılıydı. Demirin diğer ucu tasmama takılıydı. Tamamladığın rüya önümde diz çöktü ve daha kısa bir zinciri ayak bileklerime kilitledi. Bu şekilde hala kollarımı hareket ettirebiliyordum ama ağzıma ya da arkama ulaşmam demir tarafından engelleniyordu. Bu topuklularla yürümek yeterince zordu ama ayaklarımın arasındaki zincir beni kısa adımlar atmaya zorladı, küçücük adımlar.
Önden bir ses geldi.
“Taksiniz dışarda”.. TAKSI.. Beni bu şekilde dışarı mı çıkaracaktı…
Gizem yaptığım paniğe gülümsedi.
“Başını dik tut canım. Utanacağın hiç bir şey yok.”
İleri doğru bir adım attı ve tasmama zincir ilikledi.
“Efendim… lütfen.. zamana ihtiyacım var… Size hizmet edeceğime zaten söz verdim.”
Gizem Hanım başını çevirdi ve daha yüksek bir sesle kahkaha attı.
“Oh.. düşünüyorsun.. Beni? Hayır Deniz, burası senin olduğun yer, ben sadece eşlik ediyorum. Eğitimine ayıracak vaktim yok.”
Sersemlemiştim.
“Ama.. sen değilsen..?”
Cevap olarak Gizem tasmayı tuttu.
“Belki fahişeniz arkada mutfağa doğru gitmek ve orada bekleyen Hanım2ı buraya getirmek ister.”
Rüya itaat ederek arkaya doğru gitti. Tamamen şaşırmıştım ve başımı kaldırmaya cesaret edemiyordum.
20 saniye sonra iki çift topuklunun geldiğini duydum. Rüya’yı takip eden kadın uzun ve zarifti, garip olarak tanıdık geliyordu. Gözümü dikerek bacaklarından yukarı doğru baktım, siyah der, catsuit giyiyordu. Her bir çıkıntısına yapışmıştı, çok seksi ve benim giymiş olduğuma benziyordu. Kendime hakim olamıyordum şimdi, gözümü daha yukarı daha yukarı kaldırdım. Vücudu çok tanıdıktı. Yüzüne ulaşana kadar.
Gizem Hanım ileriye adım attı ve zinciri yeni gelene verdi.
“Ağzının kapa Deniz, yeni Hanım Efendini etkilemek istersin, değil mi?”
Kan yüzüme hücum etti. Bu oluyor olamazdı. Gizem Hanım’ın sonraki sözleri banaydı direkt olarak.
“Yeğenimi zaten tanıdığına inanıyorum. Meral Hanım”.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*


bettting sites bahis gvenilir bahis illegal bahis bahis siteleri canl bahis bahis siteleri porno izle webmaster forum ankara escort manisa escort bolu escort diyarbakr escort sivas escort urfa escort yalova escort antep escort hatay escort haymana escort ar escort bursa escort bursa escort bursa escort edirne escort